E-Ticaretle İlgili Yanlış Bilinen 5 Şey

Her şeyden önce, eticaret hakkında yanlış bilinen 5 gerçek üzerine konuşalım.

1. İnternette satış yapmak teknik bilgi gerektirir.

Eticaret gençler veya mühendisler içindir.

Teknik bilgi gerektirir.

Dükkan kurmak, satış yapmak için çok çalışmak, bolca yeni şey öğrenmek, programlama bilmek gerekir. 

YANLIŞ.

Herkes internette satış yapabilir. Tabii ki e-ticaretle hiç ilgilenmediyseniz öğrenmeniz gereken bazı şeyler var fakat abartılacak şeyler değil. 

Eskiden telefonlarımızdan sadece sesle konuşurken şimdi telefonlarımızın kamerası ve bir sürü farklı uygulama sayesinde (whatsapp, facetime, messenger, skype…) artık yüz yüze konuşabiliyoruz. Bunu yaparken de hiçbirimiz acaba nasıl çalışıyor  diye düşünmüyoruz. 

E-ticaret yapmak da böyle bir şey, sokakta satış yapabiliyor, dükkan açabiliyor, ürün alıp satabiliyorsanız eticaret yapabilirsiniz.

2. E-ticaret sitem olursa müşteriler gelir

Dükkan açarsam insanlar gelirler. Güzel tasarlanmış bir dükkan açar ürünlerimi koyarsam insanlar benden alışveriş yapar. 

YANLIŞ.

İnsanları dükkanınıza yönlendirmenin bir yolunu bulamazsanız, kimse sizi bulamaz, dolayısıyla sizden alışveriş yapamaz.

Eğer sitenize trafik çekmek için gerekli araçlarınız yoksa ve gerekli yönlendirmeler için hazırlık yapmadıysanız, kimse sizi bulamaz ve satış yapamazsınız.

İnternette dükkan açıp, insanların gelmesini beklemek, ara bir sokakta tabelasız ve vitrinsiz bir dükkan açmaya benziyor.

İçeride ne kadar iyi ürününüz olursa olsun, bu şekilde satış yapamazsınız. İnsanlar haberdar olmadıkları dükkandan alışveriş yapamazlar. 

3. Facebook veya Google reklamlarına birkaç yüz lira verip, siteme insan çekebilir ve satış yapabilirim.

Eticaret yapmak için Facebook ve Google’da az bir bütçeyle reklam verip, eticaret dükkanıma insan çekebilir ve satış yapabilirim.

YANLIŞ.

Örnekle anlatalım: Kırmızı ayakkabı satıyorsanız, Google’a kırmızı ayakkabı yazanlara ulaşacak şekilde bir reklam verirseniz, bolca boşa para harcarsınız. Kırmızı ve spor ayakkabı mı? Kırmızı babet ayakkabı mı? Kırmızı günlük ayakkabı? Kırmızı markalı ayakkabı? Kırmızı 100 TL altındaki ayakkabı?

Tüm hedeflemeniz doğru olsa dahi, Trendyol, Hepsiburada gibi devlerle rekabet edebilecek misiniz?

Çok kötümser olmaya gerek yok, bu konuyla ilgili detaylı bir bölümümüz var, o zaman beraber inceliyor oluruz.

4. İnternette satış yapmak için düşük fiyat gerekir.

İnternet her şeyin en ucuzunu bulabildiğin bir yer. Burada bir ürün satıyorsan en ucuzu olmak zorunda. Ucuz değilse satamazsın.

YANLIŞ.

Evet düşük fiyat koyarsanız insanlar daha rahat alışveriş yapabilirler ama bunun sokakta veya internette satmakla alakası yok. Ucuza satarsanız, daha az kazanırsınız.

Tabii ki, maliyetlerinizi internette satarak düşürüyorsanız, fiyatlarınızı aşağıya çekebilirsiniz ama amacımız daha az kazanmak olmamalı.

Kampanyalar tabii ki zaman zaman yapabiliriz ama müşteri çekmek için fiyatlarımızı aşağıya çekmek zorundaysak, bir sorunumuz var demektir. 

5. İnternette satış yaparsam vergi ödemem.

İnternette satış yaparsam vergi ödemem, internet vergi cennetidir. 

YANLIŞ.

Türk vergi kanunları nerede satış yaptığınızla ilgilenmez. İnternet veya başka bir yerde satış yapın verginizi ödemeniz gerekir.

Bir gün firmanız veya şahıs olarak satış yapıyorsanız maliye tarafından denetlendiğinde, fatura kesip vergi ödmediğiniz tespit edildiğinde ceza alırsınız. 

El yapımı ürün yapıp satanlar, ev hanımları, belirli bir meblağın altında satış yapanlar, ikinci el ürünlerini satanlara özel muafiyetler (ayrıcalıklar) var ama bunların internete özel bir ayrıcalığı yok.

Vergi muafiyetlerinden faydalanmak için  mutlaka bir müşavire danışın .

Leave a Comment