On-Site Kişiselleştirme ile Müşteri Deneyimini İyileştirmenin 3 Yolu

Pazarlama, doğru mesajı doğru kişiye doğru zamanda göndermekle ilgilidir. İşletmeler herkese ulaşmaya çalıştıklarında hiç kimseyi ikna edemez. Hatta çok sayıda araştırmaya göre ortalama bir tüketici her gün markalardan gelen 10.000’e kadar mesaja maruz kalıyor. Bu da potansiyel müşterilerin doğru analiz edilememesi ve uzun vadede kaybedilmesi anlamına gelebilir.

Bugün potansiyel bir müşteriyi yakalama şansı istiyorsanız, herkese hitap eden tek bir mesaj oluşturmak yeterli değil. Genelleştirilmiş bir kitleye hitap eden tek bir mesaj oluşturmak bile yeterli değil. Bu nedenle günümüzde müşteri iletişimi kişisel bir özen gerektiriyor. Gelin, on-site kişiselleştirme ile müşteri deneyimini iyileştirmenin 3 yolunu birlikte keşfedelim.

Etkili Pazarlamanın Anahtarı: Alaka Düzeyi

Geçmiş yıllarda geleneksel pazarlama kanallarında kişiselleştirilmiş mesajlar görmek imkansızdı. Ancak bugün, erişimi daraltıp mesajınızı belirli bir profili hedefleyecek şekilde iyileştirme yeteneği, reklamcılıkta inanılmaz bir verimlilik sağlıyor. Çünkü reklamların hedeflemesinin ve mesajların kişiselleştirilmesinin neredeyse hiçbir sınırı yok. Siz de etkili bir pazarlama için yaptığınız reklamların potansiyel müşterilerinizle alakalı olduğundan emin olmalısınız.

Ancak ideal müşterilere reklamla ulaşma becerimiz önemli ölçüde artmış olsa da çoğu şirket potansiyel müşteri nihayet sitelerine ulaştığında kişiselleştirilmiş mesajları tamamen bırakıyor. Bu da şu soruyu akla getiriyor: Mağazanıza benzersiz potansiyel müşteriler çekmek için reklamlarınızı kişiselleştirmeye değiyorsa onları müşterilere dönüştürmek için neden web sitenizi kişiselleştirmeyesiniz?

Web Sitenizi Kişiselleştirin

Bu noktada, hepimiz Amazon’un ünlü e-ticaret stratejişine aşinayız: Alışveriş alışkanlıklarına dayalı olarak beğenebileceğiniz ürünler önermek. Ürün önerileri bu noktada hemen hemen her perakendeci tarafından benimsenir ve satışları artırmak için bir dönüşüm yöntemi olarak kullanılır. Öneriler aynı zamanda pratikte kişiselleştirmenin harika bir örneğidir ancak yine de önemli bir soruyu cevapsız bırakır: Bir müşteri henüz bir satın alma işlemi yapmamışken pazarlama mesajlarınızın alaka düzeyini nasıl artırabilirsiniz?

Örneğin, mağazanızdan satın alma geçmişine sahip bir müşteriye tamamlayıcı ürünler önermek kolaydır ancak ilk satın alma işlemini yapmadan önce ne yaparsınız? İşte yerinde kişiselleştirilmiş pazarlamanın yardımcı olabileceği yer burasıdır ancak mağazanızı ziyaret eden müşteriler hakkında sahip olduğunuz (veya edinebileceğiniz) bilgilerle çalışmayı gerektirir.

On-Site Kişiselleştirme için Doğru Soruları Sorun

Etkili müşteri deneyiminin kişiselleştirmeden geldiğine ikna olduysanız sıra kişiselleştirme yapabilmeniz için gerekli soruları sormaya gelmiş demektir. Örneğin; “Müşterileriniz nereden geliyor?”, kişiselleştirmeye başlamanız için sormanız gereken ilk soru diyebiliriz. Çünkü e-ticaret siteleri trafiklerini genellikle farklı sitelerden alır. Bu siteleri tespit edebilirseniz müşterilerinizin alışkanlıklarını daha iyi analiz edebilirsiniz.

Sormanız gereken bir diğer soru da “Reklamlarım hizmetlerimle örtüşüyor mu? Olmalı. Reklamlarınızla belirli bir müşteriyi hedefliyor ancak her müşteri profilini genel bir açılış sayfasına gönderiyorsanız ya da verdiğiniz reklam ve hizmet birbiriyle örtüşmüyorsa reklama boşuna para harcıyorsunuz demektir.

On-site kişiselleştirmenin önemini tam olarak kavrayıp doğru soruları sorarsanız hem reklamlarınızı hem de web sitenizi kişiselleştirebilir, müşterilerinize hak ettikleri deneyimi yaşatabilirsiniz.

Leave a Comment